12 Ekim 2014 Pazar

sonbahar melankolisi


Gelsin oyuna katılsın seninle istiyorsun. Beraberce bulmak istiyorsun bulamadığını bildiğin karşındaki ile. Yalnız onunla değil herkesle aynı şeyi yapmak istiyorsun. Hırçınlıkla karşındakinin üstündekileri yırtmayı sonunda derisini yüzüp içini, etini görmeyi istiyorsun, acıyan yerini.
Etini deşip içindekini çıkarmak istediğindeki gibi, o çıkınca balon gibi sönecek misin orandan?
Ama yanlış yerdesin. Ne yapacağını, hatta hiçbir şeyi bilmediğinde olduğun gibisin. Tahtaları ovuyorsun acıtıncaya kadar. Parıl parıl oluyorlar. Parlatıyorsun. Ama kendi pürüzlerini, kirlerini temizlemiyorsun. Gelmez tabii seninle oynamaya, sahte temiz  ve parlak zemin üzerinde.
Sen başkalarından içlerini, acılarını göstermelerini istiyorsun da kendi yaranı neden saklıyorsun kendinden bile. Anlamaz mı kimse? Kodlara uygun değil mi? Var olmanın dayanılmaz ağırlığı çok mu banâl geliyor?
Her şeye bok atmakla adam olunsaydı sırada çok adam vardı.

Ekim 2014,Datça

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder