Ayrı
ayrı yapılacak işler listesi çıkarmalıyım; çocuklar, iş, ev, kişisel,
ruhsal... Birer birer listeden temizlik yapıp, çıkarmalıyım
tamamladıklarımı. Ama en önce ne istediğimi bulmalıyım. En başta kendimi
yazmalıyım. Yolculuk etmek istiyorum
kendimle. Yolculuğun hoş geçmesini istiyorum, tekrar
tekrar yeni yolculuklara koyulabiliyim ilerde de diye.
Rastlamak
istiyorum yolda. Değişik çiçekler böcekler görmek, hoş insanlarla
karşılaşmak istiyorum. Bana bilgiçce değil bilgece yol göstermeliler,
yeri geldiğinde sırtımı sıvazlasın birisi, yorulduğumda ayaklarımı ovsun
başkası. En çok ihtiyacım olduğunda güldürsün beni ya da ağlatsın
böğüre böğüre başkaları.
Kolay
olsun her şey, aksın, ben de akışa bırakayım kendimi. Boş laf geçmesin
arada. Tam ihtiyaç duyduğumda o kitabı bulayım, okuyayım. Deniz beni
gıdıklasın yüzerken.
Ben
de üstüme düşeni yapayım, fark etmeden geçmeyeyim yoluma çıkanları.
Bende başkalarının yoluna çıktığımı unutmadan dokunmalı, itmeli,
çekmeli, anlatmalı, sevmeli, seyretmeliyim.
Yollarından da
fazla alıkoymadan
varlıklarının, vardıklarının birinci elden tanıklığını yapmalıyım.
..........
Gel
desem beraberinde hiçbir şeyi, kimseyi getirmeden gel.
Birbirimizin sargılarını açalım, yaralarını yalayalım. Anlatabilir miyim
derdimi
acaba? Gelirler miydi tam da gönüllerinin en açık haliyle sevdiğim
insanlar. Ne kadar çoklar. Ne kadar da uzak buluşma ihtimali. Çok mu
zorluyorum?
Keşke
daha iyi anlatabilsem. Neden büyük büyük laflar ediyorum.
Hesaplamıyorum, ölçüp biçmiyorum diyorum da neden ölçülü kalıplar
halinde dökülüyor cümleler ağzımdan. Kendi kendimden sıkılıyorum.
Bilmediğimi anlatmak istiyorum ama bildiklerimi
anlatmaya koyuluyorum. Midemi bulandırıyor kendi bilgiçliğim, iğreti,
kaba, yüzeysel kalıyor her şey. Oysa ne hissettiğimi anlatsam,
bilmediklerimi
anlatsam, onları
anlatmak istiyorum.
Çıldıracak gibiyim. Sadece yazarak
anlatayım belki
de. Şimdilik
yazarken kendimden sıkılmıyorum.
11/10/2014, Datça
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder